Vahdet-i vücûd ile Panteizm’in birleştiği noktalar

Vahdet-i vücûd ile Panteizm’in birleştiği noktalar

Vahdet-i vücûd ile panteizmin birleştiği noktaları yedi maddede özetler.

1. İki bilgin de (İbnü’l-Arabî ve Spinoza) metafizik ve uluhiyetle meşgul olmuş, İbnü’l-Arabî sufistik bir tarzda (halle alâkalı olarak), Spinoza akılcı bir yaklaşımla konuyu ele almıştır.

2. Her ikisi de ortacağ Yahudi ilâhiyatı ve fikir çevrelerinden etkilenmiştir.Spinoza bu konuda İbnü’l-Arabî’den oldukça öndedir.

3. Her ikisi de fikirleri hususunda büyük güçlüklerle karşılaşmışlar, mülhidlik ve zındıklıkla suçlanmıştır. İbnü’l-Arabî kendini korumak için fikirlerini bölük pörçük olarak eserlerine serpiştirmiştir.

4. Dil ve üslup açısından aralarında büyük benzerlik görülmektedir. Kullandıkları dil çok anlamlı kelimeler ve zor anlaşılan kavramlardan müteşekkildir. İbnü’l-Arabî kavramlar ve tabirler konusunda
Spinoza’dan daha fazla uzlaştırıcıdır. Zira din adamları ve kelâmcılara daha yakındır.

5. İki bilginin benzer yanlarından en fazla karşılaştırılanı “varlığı bir ve Allah’da görmeleri” meselesidir. Bunlardan Spinoza kamamen Acosmiste panteisme giderken, İbnü’l-Arabî vahdet-i vücûda gider.

6. İki düşünür arasındaki en önemli benzerlik ise Allah’ın bir olması, çoğalma, parçalanma, bölünme olmaması, kâinatı ihâta etmesi, küllün küllü olması, salt iyilik ve kemâl olmasıdır. Varlığın birliğinde ise bir yanda Hakk, diğer yanda Halk olmak üzere iki varlığı olmasıdır. Bu durum iki düşünür için de geçerlidir. İbnü’l-Arabî’nin Tabiat-ı fâile ve tabîat-ı kâbile olarak adlandırdığı bu durumu Spinoza Nature Naturente (Yaratıcı tabiat) ve Nature Naturèe (Yaratılmış tabiat) olarak kullanmasıdır.

7. Her iki düşünür de dinlerine sadık, neye baksalar Allah’ı müşahede ederler, ondan başkasını görmezler, Allah’ı bilmenin ölçüsü insanın kendisini bilmesi olarak algılarlar.

8. Allah’ın sıfatlarına getirdikleri yorum açısından da birbirlerine benzerler. Eşya var olmadan önce de Allah’ın ilminde de vardı. O’nun sıfatları sonsuz kudretinin tezahürleridir.

Bu iki sistemin tabii benzerlikleri yanında zorlama benzerlik yükleme çabaları da tarihte olmuştur. İbn Teymiyye, Aliyyü’l-Kâri, Mustafa Sabri, Afîfi, İrfan Abdülhamid, İbrahim Medkur bunların bazılarıdır. Bunlara göre vahdet-i vücûd ve panteizm, ahlâkı öldürmekte, teklifi, ceza ve sorumluluğu kaldırmaktadır. Yaratma hadisesi südûra dönüşmektedir. Bu sözler Spinoza için geçerli olmakla birlikte İbnü’l-Arabî için delillendirmek ve tarihten örnek göstermek zordur.

İlmî ve Akademik Araştırma Dergisi (İbnü’l-Arabî Özel Sayısı-2), yıl: 10 [2009], sayı: 23

0