Tefekkür-ü Zikr

Tefekkür-ü Zikr

Bu da Tevhid mertebelerinde Rabıta ve Şuhutların düşünülmesi ise de, meratiplerin zevki tefekkürüne salikleri alıştırırak, esas kalp zikri olan müşahadeyi sağlamaktadır. Çünkü Zatımız yedi sıfatımızdan fiillerini sergilemektedir.

Bu fiillerin, duyma fiili ise duygu esmasının tahakkümünde, görme fiili ise görme esmasının tahakkümünde olduğu görülmektedir. Dolayısıyla da Zatımız nasıl bir halde ise sıfatlarımızdan da o fiil zuhura gelecektir.

Zuhura gelen bu fiillerin cibiliyetine bakarak o şahsın veya varlığın Allah’ınindinde malumiyeti derecesinde tecelli ettiğini, görmek ve ona göre tavır takınmak, lazımdır. Çünkü bu zikirde hem Zat, hem sıfat, hem fiil tecellilerini müşahade etmek, hem de Allah’ın emir ve yasakları doğrultusunda yaşam biçiminin uygulanması elde edilmektedir.
Bu zikir adedi, dil ile vücudumuzun yaptığı zikir değil’ gönlün kemalatla yaptığı latif olan müşahedeyi zikirdir.

Azhab Suresi 41-42. ayetlerinde ‘Ey iman edenler Allah’ı sabah ve akşam çok zikrediniz yani Nefis mertebesinde ve Ruh mertebesinde Allah’ı çok zikrederseniz hesapsız mükâfatlara nail olursunuz demektir. Zikir yapmayanlara Allah Mücadile suresi ayet 19 şeytan onları idaresine almış, Allah’ı zikretmeyi unutturmuştur. Onlar şeytan taraftarlarıdırlar. Bilinki şeytan taraftarlarını Allah hüsrana uğratmıştır.

Taha suresi ayet 124 her kim benim zikrimden yüz çevirirse, ona dar bir geçim vardır. Ve onu kıyamet günü kör olarak haşrederiz buyurulmaktadır. Ankebut suresi ayet 45 zikir en büyük ibadettir 1’Bakara suresi ayet152 sizler beni zikrettiğinizde bilinki bende sizi zikretmekteyim. Buyurulmakla zikirin ne kadar önemli olduğu görülmektedir.

Ahmet Arslan Efendi

0