Sika Nedir ?

Sika Nedir ?

Sika, kalbin Allah’a güveni, itimâdı ve hükmüne başeğmesidir. Tevekkülden, teslimden ve tefevvüdden daha evlâdır. Bu makamların medâr-ı hayatı sika’dır.

Tevekkül gözün siyah noktası ise, teslim ve tefevvüd onun dairesidir. Sika ise o göze yön veren rûh’dur.

Nitekim bu makama münasip olarak Cenâb-ı Hakk Musa’nın annesini hikâyeten şöyle buyuruyor:
“Biz, Musa’nın annesine şöyle ilham ettik; Çocuğu emzir. Başına birşey gelmesinden korkunca da, onu hemen sandığa koyup, Nil nehrine bırak. Sakın korkma! Mahzun da olma! Biz onu sana geri döndüreceğiz ve onu peygamberlerden yapacağız.” (Kasas, 7)

Eğer Musa(as)’ın annesi Allah’a bu denli tevekkülle bel bağlamasaydı, Musa(as)’ı ırmağa bırakmazdı. Bu mertebede olanlar, kemâliyle Allah’ın takdir ettiği kadere boyun eğerler. Zira bilirler ki, Allah’ın takdir ettiği şeyin aksi asla vuku bulmaz.

Ali(ra) kerremallahü veche şöyle buyurmuştur: “Şunu yakînen biliniz ki, Allah’ın azmettiği şeyi kul hiçbir zaman değiştiremez. Çünkü Allah’ın murâd ettiği herşey zikr-i hakîm’de mahfuzdur.” Rahat bulmak isteyen bu sırra vâkıf olur. Zahmet ve meşakkat çekmek isteyen bu sırdan gafil kalır. “De ki, bütün işler Allah’ın katındadır” emrine binaen, kişinin kendi kuvvetini terkedip, Allah’ın kuvvetine boyun eğmesi gerekir.

Nitekim âyet-i kerimede:

“Yeryüzüne ve kendinize inen hiçbir musîbet yoktur ki, biz onu yapmadan önce levh-i mahfuzda yazılmış olmasın. Şüphesiz ki bu, Allah için çok kolaydır.” (Hadid, 22) buyurulmuştur.

Diğer bir ayette ise devâmen:
“Bu, geçene üzülmemeniz ve Allah’ın verdiği nimetlere sevinip şımarmamanız içindir. Allah, kendini beğenip övünen hiç kimseyi sevmez.” (Hadid, 23)

Beyzâvî der ki: “Çünkü herşeyin takdiri Allah’a aittir. Üzülmenin veya sevinip de şımarmanın bir mânâsı yoktur”, işte bir kimse herşeyin levh-i mahfuzda kayıtlı ve takdir edildiğini hakkıyla idrâk ederse, istemekten ve talep etmekten necat bulur (kurtulur). Ve Allah’ın hükmüne dayanarak her ne gelirse ona teslim olur.

Minhacü’l Fukara
İsmail Ankaravî Dede

Merâtib-i sülûk (Sülûkun mertebeleri) ve Yüz Mertebe

2