Sülûkun Mertebeleri / Hulk (Huy, Ahlâk, Seciye)

Sülûkun Mertebeleri / Hulk (Huy, Ahlâk, Seciye)

Hulk, lügatte, huy’a denir. İstılahda ise, meleke-i nefsâniyyeye denir. Tasavvuf ehline göre ise ahlâk-ı seniyyeye denir.

Şeyh hazretleri Fütûhât’ında şöyle diyor: “Tasavvuf demek ahlâk demektir. Kim ahlaken daha yüksek mertebedeyse, o, tasavvufta da yükselmiş olur. Kim de ahlaken alt seviyede olursa onun tasavvufu da ancak o kadar olur.” Şeyh hazretleri, bu sözünden sonra şöyle devam etti:

Hz. Aişe’ye Peygamberimizin ahlâkı sorulduğunda şöyle dedi: “Onun ahlâkı Kur’an idi.” Nitekim Allah u Teâlâ Kur’an-ı Kerim’inde “Biz seni şüphesiz ki seçkin bir ahlâkla ahlaklandırdık.” buyuruyor. Görüldüğü gibi Allah u Teala Peygamberimizin ahlâkını, en seçkin ve büyük şekliyle tayin etmiştir. Zira Peygamberimizin kaynağı Kur’an’dır. Ve ondan müstefid olmuştur. Ve Kur’an’ın edebiyle müeddeb olmuştur. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de Allah u Teâlâ Peygamberimize hitaben şöyle buyurmuştur: “Affı al ve doğrulukla emret, cahillerden de yüz çevir”. Bir hadis-i şerifte şöyle buyuruluyor: “Rabbim beni en güzel edep şekliyle edeplendirdi ve sonra beni mekarim-i ahlâkla emretti ve şöyle buyurdu: “Affı al, doğrulukla emret ve cahillerden yüz çevir”.

Resûlullah efendimizden rivayet edildiğine göre bir gün çocuklar Resûlullah efendimizin etrafını sararak; “Ya Resûlallah! Hasan ve Hüseyin’le oynadığın gibi bizimle de oyna” dediler. Resûlullah(sav) Hz. Bilal’i çağırarak, Ya Bilal eve git ve beni bunlardan kurtaracak birşeyler getir. Hz. Bilâl sekiz tane ceviz getirdi. Peygamberimiz bunları çocuklara dağıtarak kendini onlardan kurtardı. Ve şöyle buyurdu: “Kardeşim Yusuf kendisini beş semene kurtarmıştı. Sizse beni sekiz cevize satın aldınız.”

Hz. Mevlânâ Mesnevî’sinde şöyle buyuruyor:
Benim devem af yapınca, bütün otları telef eder
Onun afvı bütün günahkarların günahlarını yok eder

imam Hüseyin ve imam Hasan, Hz. Peygamberimizin(sav) deve stili sırtına binerlerdi. Ve Resûlullah efendimiz onları bu minval üzere eğlendirirdi. Buna kıyasen öbür çocuklarda aynı şekilde eğlenmek isteyince, Resûlullah efendimiz(sav) onları kırmadan, cevizlerle gönüllerini aldı. Ve onlara güzel ahlakıyla iyilikte bulundu.

Sâlik’e lazım olan Muhammedî meşreb olmasıdır. Ve daima mütevazı olmalı, kibirden kaçınmalıdır.

 

Minhacü’l Fukara
İsmail Ankaravî Dede

Merâtib-i sülûk (Sülûkun mertebeleri) ve Yüz Mertebe

3