Hâl Dili

Hâl Dili

Sûfilerin büyüklerinden Ebu Abdurrahman Sülemî k.s. şöyle der:

“Allah Tealâ’nın, gizli ve açık bütün hallerinde, bütün işlerinde seni görüp gözettiğini ve her haline şahit olduğunu düşün, sakın unutma!”

Uyûbü’n-Nefs

Vaizlere Kılavuz

İmam Gazâlî k.s. vaizlerin uyması gereken edepleri şöyle açıklar:

• İnsanlara karşı kibirlenip büyüklenmemek,
• Yüce Mevlâ’sına karşı her zaman edebini muhafaza etmek,
• İhtiyacını sadece her şeyi yaratan Rabb’ine arz etmek,
• Kendisini dinleyenlerin sohbetten faydalanmasını arzu etmek,
• Kendi ayıplarını bilerek nefsini küçük görmek, gurura kapılmamak,
• Dinleyenleri kurtulmuş görüp, onlar hakkında iyi şeyler düşünmek,
• Kendi hali için endişe edip korku ile ümit arasında olmak,
• Saygınlığını korumak için dinleyenlerden hediye, ikram gibi şeyler beklememek,
• Uyarılarında şefkatli ve kibar davranmak,
• Kendisini dinlemeye yeni başlayanlarla yakından ilgilenmek,
• Nasihat ve tavsiyelerinin dinleyenler tarafından uygulanacağına inanmak.

İmam Gazâlî, el- Edebü fi’d-Dîn

Tövbe İşaretleri

Ebu Leys Semerkandî rh.a, “Tenbîhü’l-Gâfilîn” adlı eserinde hikmet ehli bir zatın şöyle söylediğini nakleder:

“Kişinin tövbe ettiği şu dört işaretten belli olur:
• Dilini faydasız sözlerden, yalan ve gıybetten uzak tutar,
• Kalbinde kimseye karşı haset ve düşmanlık beslemez,
• Kötü arkadaşlarını terk eder,
• Ölüme hazırlıklı olur,
• Geçmişte işlediği günahlara pişmanlık duyar ve ibadet etmeye gayret gösterir.”

En Değerli Sermaye

Nakşibendî yolunun büyüklerinden Mevlâna Halid Bağdâdî k.s. şöyle der:
“Mürid, her şeyin sahibi olan Allah Tealâ bir daha mühlet vermeyebilir düşüncesiyle hiçbir anını boşa harcamaz. Vaktini ancak yüce Allah’ı zikretmeye ve Rabbi ile beraber olmaya, O’nunla huzur bulmaya harcar. Kendini ölmüş, üzerine kefeni sarılmış ve kabre konulmuş olarak kabul eder. Kendisine rahmet edilerek yalnızca Allah Tealâ’yı zikretmek için mezardan çıkmasına izin verildiğini, her an geri dönme emrinin verilebileceğini düşünür.”

Mevlâna Halid Bağdâdî, Halidiyye Risalesi

Kervan Göçtü Biz Kaldık

Habib-i Acemî k.s. hazretlerinin Amra isminde saliha bir hanımı vardı. Gece kendisini kaldırır ve şöyle derdi:

– Ey Efendim kalk, gece bitti! Önümüzde uzun bir yol var, azığımız ise az. Salihlerin kafileleri önümüze geçtiler, biz ise geride kaldık.

İmam Yâfiî, Ravzu’r-Riyahîn

Doktor Hasta ise

Fudal b. İyaz şöyle der:

– Alim dinde tabiptir. Mal sevgisi ise hastalıktır. Doktorun kendisi bu hastalığa yakalanırsa nasıl olur da başkalarını tedavi edebilir?

Ravzu’r-Riyâhîn

Hikmet Pınarı

“Allah’ı tanımanın evveli hayrette kalmak, sonrası maksuda ulaşmak, ondan sonrası Allah’tan başkasına ihtiyaç duymamak, en sonu da muhabbettir.”
Zünnûn-ı Mısrî k.s.

“Ey nefsim! Kendini başıboş zannetme! Zira şu dünya misafirhanesine hikmet nazarıyla baksan, hiçbir şeyi nizamsız, gayesiz göremezsin. O halde sen nasıl nizamsız, gayesiz kalabilirsin?”
Bediüzzaman Said Nursî rh.a.

“Mürşide muhabbet beslemek, ihlâs ve edep sahibi olmayı gerektirir. Çünkü bir kimseye muhabbet besleyen kişi, sevdiğine karşı edepli ve samimi olur.”

Mevlâna Halid Bağdâdî k.s.

Semerkand Dergisi

Abdullah Demirtaş

0